Skip to content

SnowDenix/kiskoworld

Folders and files

NameName
Last commit message
Last commit date

Latest commit

 

History

22 Commits
 
 
 
 
 
 

Repository files navigation

SUNUM

Giriş 📖

Öncelikle herkese merhabalar. Toplumsal cinsiyet bağlamında erkeklik olgusu isimli kitap hakkındaki sunumuma başlamadan önce sizlere sunumda ele alacağımız temel başlıklardan bahsetmek istiyorum. Öncelikle ilk olarak;

  • Cinsiyet(sex) ve toplumsal cinsiyet kavramları(gender).
    • Kısaca tanım, tanımların temel farkları.

      Birbirine karıştırılan bu terimlerin, genel olarak türkçede karşılığı yoktur. Cinsiyetçilik kavramı genel olarak biyolojik olan cinsiyet ile bağdaştırılmaktadır. Fakat cinsiyetçiliğin tümüyle fiziksel ve biyolojik temellere dayatılması, bu kavramın tam anlamıyla tanımlanmasını güç kılmaktadır. Bu sebepten dolayı cinsiyet ve toplumsal cinsiyet kavram ayrımları ortaya çıkmıştır.

    • Cinsiyet kavramı genel olarak biyolojik kimliği tanımlarken, toplumsal cinsiyet kavramı cinsiyet bağlamında toplumdan topluma kültüre ve sosyal hayata bağlı olarak değişim gösteren farklılıkları tanımlamaktadır.

    • Bu kavram ayrımı oldukça yenidir. İlk defa 1968'de Robert Stoller tarafından toplumsal cinsiyetin cinsiyetten farklı olabileceğini anlatmak için ortaya atılmıştır. Cinsiyet doğumla beraber kazanılırken, toplumsal cinsiyet, içerisinde yaşadığımız kültür ve sosyal hayatın etkisiyle edinilen bir şeydir. İngilizcede bu kavramlar için iki farklı kelime kullanılırken, Türkçede cinsiyet ve toplumsal cinsiyet ifadeleri birbirine benzediğinden dolayı, birbirlerine karıştırılmaları oldukça kolaydır.

    • Tarih boyunca sosyal hayatta kadın ve erkek, çevreleri tarafından belli rollere, kalıplara sokulmuştur.

    • Kadın ve erkeğin görünürlüğü ve değerliliği kültür tarafından belirlenir.

    • Toplum biyolojik cinsiyetleri kendi belirlediği, kadınlık ve erkeklik rolleri, kadın ve erkeğin kendini sunuş şekli, konuşması, davranışları ve giyim kuşam gibi normları benimsemeye zorlar.

    • Yani özet olarak cinsiyet kavramının sadece biyolojik olarak doğumdan gelen, toplumsal cinsiyetin ise sonradan öğrenilen, toplum ve kültüre dayalı normlara bağlı olan bir kavram olduğunu söyleyebiliriz.

Toplumsal Cinsiyetin Kazanılması

  • Her toplumun kendine ait, bireyleri rollere ve kalıplara sokan bir dizi değerleri bulunmaktadır.
  • Çocuklar doğduklarında sadece biyolojik cinsiyete sahiptir.
  • Aile, medya, arkadaş çevresi gibi etmenler sayesinde çocuklar biyolojik cinsiyetlerinin sokulduğu kalıpları görüp örnek alarak bu kuralları, şablonları veya davranış modellerini sahiplenir.
  • Kendilerine yakın olan insanlarla ve çevreleriyle kurdukları ilişkiler ile kendi biyolojik cinsiyetlerinden beklenen şeyleri öğrenirler.
  • Yetişkinler kız çocuklarına kız çocuğu gibi, erkek çocuklarına erkek çocuğu gibi davranırlar.
  • Örneğin kız çocuklarına doğduklarında pembe kıyafetler giydirilmesi, erkek çocuklarına mavi giydirilmesi.
  • Bebekler genellikle bilinçsiz olarak toplumsal cinsiyetlerini edinirler. Yetişkin bir erkeğin bebeği tutuşuyla bir kadının bebeği tutuşundaki fark bile o bebeğin cinsiyetler arasındaki farkı edinmesinde bir rol oynar.
  • Sadece çocuğun edinimi değil, toplumun beklentileri de çocuğu etkilemektedir. Doğum esnasında tespit edilmiş olan cinsiyet, o bebeğe karşı beklentileri de belirlemektedir. Erkek çocuklar adam olmak üzere, kız çocuklar hanım olmak üzere yetiştirilir.
  • Kadınların erkekler tarafında ezilmesine sebep olan "nazlı kızım", "aslan oğlum" gibi sözcükler çocukların duyularına yerleşir. Bu gibi ifadeler öyle bir etkiye sahiptir ki kuşaktan kuşağa aktarılır.
    • Üstelik bu ifadeler kadınların kendisi tarafından çocuklara söylenir. Yani kadın cinsiyeti kendi cinsiyetinin ezilmesinde rol almakla beraber, bu gibi ifadelerin sürdürücüsü de olmaktadırlar.
    • Her ne kadar kadınlar toplumlarda erkeklere göre daha düşük ifadelerle adlandırılsalar da, anneler erkek çocuklarını "mert, yiğit, aslan" gibi ifadelerle yetiştirmektedirler.
  • Toplumsal cinsiyette eşitlik kavramı:
    • Bu kavram cinsiyetlerin bireylerin karşısına çıkan fırsatlar, kaynaklar, hizmetlere ulaşma gibi konularda cinsiyetler arasında oluşan kavramlara gönderme yapar.
    • Kadın ve Erkeklerin sorumlulukları ve gelir dağılımlarında adalet ve hakkaniyet olması gerekmektedir.
    • Kadın ve erkeklerin farklı özelliklerin ve gereksinimlerinin olduğu kabul edilmeli, ve bu farklılıklardan dengesizliğin düzeltilmesi için gerekenler yapılmalıdır.
    • Toplumun kadın ve erkek için biçtiği roller ve kalıplar her iki cinsi de olumsuz etkilemektedir.
  • Gelişmiş gelişmemiş tüm toplumlarda, özel olarak adlandırılan ev-içi üretim işleri kadına, kamusal alan olarak adlandırılan ev-dışı üretim işleri erkeğe devredilmiştir.

Toplumsal Cinsiyet Oluşumu ile İlgili Kuramlar

  • Psikanalitik Kuram -Freud

  • Kadın ve erkeğin nasıl kadınsı ve erkeksi özellikleri edindiğini açıklamaya çalışır.

  • Freud'a göre insan kişiliğinin üç temel birimi bulunmaktadır: id,ego ve süperego

ID: Zevk ilkesine göre işleyen davranışların en temel içgüdünün ismidir.

Ego: Id'nin hayvansal yaşam enerjisinin ortamın gereklerine göre ortaya çıkma şeklidir.

Super Ego: İnsanların doğru veya yanlış olarak tanımlandırdığı kararlar.

About

No description, website, or topics provided.

Resources

Stars

Watchers

Forks

Releases

No releases published

Packages

 
 
 

Contributors